Ana Sayfa Şehri Keşfet Fener ve Balat Gezi Rehberi

Fener ve Balat Gezi Rehberi

0
Fener & Balat

Bizans’ın Osmanlıya direnemeyen uçsuz bucaksız surları, çan seslerine karışan ezan, altın boynuz halice açılan daracık  sokaklar, UNESCO  ve  Avrupa Birliği’nin kültürel miras kabul ettiği yenilenen asırlık yapılar. Tarihle gün, dünle bugün kol kola burada.

İstanbul’un fethine kadar Hristiyan nüfusun egemen olduğu bu iki semt fetihle birlikte Müslümanlarla tanıştı. Osmanlı Avrupa’da ezilen Yahudilere kapısını açınca da Balat ve Fener yüzyıllar içinde üç dinin izleriyle nakış nakış işlendi.

Balat semtinin  adını Rumca saray anlamına  gelen   “palat” dan aldığı rivayet ediliyor. Çünkü Bizans’ın eski sarayı bu  bölgedeydi. Haliç’in yamacında akıp giden zamana yenilmeden duruyor Balat. Dar sokaklarında, çiçeklerle dolu cumbalı evlerinde asılardır, Rum’u, Ermeni’si , Türk’ü,  Yahudi’si, Hıristiyan’ı,  Müslüman’ı yan yana yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Bugün farklıların yarattığı bu mozaiği gözlemlemek mümkün. Üstüne üstlük Balat , şehrin tam ortasında olmasına rağmen , ne mutlu ki inatla mahalle ruhunu korumaya devam ediyor. Komşu camlarına uzanan iplere serili çamaşırlar, pencerelerden sarkan renk renk  çiçekler ve tarihi Balat- Fener evleri dizi ve film sektörünün gözdesi.

Doğal  bir plato olan sokaklarda her an bir çekime denk gelebilirsiniz. Dünyanın öteki ucundan bile Balat’ın methini duyup gelenler var.  19. yy. Osmanlı mimarisinin örneği olan evlerin birçoğu 1894 depreminden sonra yapılmış. Bu yüzdendir ki  120 yaşındaki balat evleri görkemli mimarisiyle fotoğraf sanatçılarının, şehri keşfetmek isteyen gezginlerin ve en güzel günlerini ölümsüzleştirmek isteyenlerin vazgeçilmezi. Özellikle hafta sonları gelin ve damatları görmek mümkün.

Balat’ın en dikkat çeken miraslarından biri  kuşkusuz surlar. Tarihi yarımadayı eski İstanbul’u çevreleyen surların kalıntıları bunlar. 1600 yıl önce yapılan 19,5 km uzunluğundaki surlarda 450 kule, 45 kapı mevcuttu.

Tahta Minare Cami

Fetihten sonra Fatih’in emriyle surlarda görevli askerlerin namaz kılması için inşa ediliyor bu cami. Hatta Fatih Sultan Mehmet’in bu camide namaz kıldığı rivayet ediliyor. O vakit ahşap olan bu cami, zamana yenik düşünce restorasyonla kagir hala getirildi. Minaresi de tuğlalarla yeniden örüldü. Konumu>>

Bir semti derinlemesine tanımak için yaşanmışlığına kültürüne dokunmak için , varsa tarihi çarşılarında mutlaka gezinmek gerekiyor. Bu semti en iyi anlatan yerdir Balat Çarşısı, nam-ı diğer  Çıfıt Çarşısı.

Çıfıt Çarşısı

1492’de İspanyadaki zulümden kaçan Yahudiler, Sultan  II.Beyazıt’ın himayesinde İstanbul’a getirilip Balat’a yerleştirildi ve Seferad  Yahudileri bu çarşıyı kurdu.  Osmanlı döneminde birçok şeyi bulabildiğiniz Yahudilere ait dükkanların bulunduğu alışveriş mekanlarına Çıfıt Çarşısı deniyordu. İsim buradan geliyor. Hala da aile geleneğini bu çarşıda sürdüren çıfıt esnaf bulunuyor. Konumu>>

Çarşının hemen girişinde Osmanlıya sığınan Yahudilerin kurduğu iki ayrı sinagog var.

Yanbol  ve Ahrida Sinagogları

Bulgaristan Yambol’den  göç eden Yahudiler kendi kasabaların adını taşıyan sinagogu, Makedonya’nın Ohri kentinden göç  eden Yahudiler de Ahrida Sinagogunu kurmuş. konumu>>

Çarşının az ilerisinde ise Ferruh Kethüda  Cami bulunuyor.

Ferruh Kethüda Cami

Cami, Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Semiz Ali Paşanın Kahyası Ferruh Kethüda için 1562 yılında yapılmış. Konumu>>

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi

Cemaati ve yerli turistler dışında, patrikhane yer yıl dünyanın dört bir köşesinden binlerce Ortodoks’u ağırlıyor. Patrikhane duvarında göze ilk çarpan, Bizans’ın simgesi çift başlı kartal figürü. Avluda Aya Yorgi kilisesi var. Kilisede pazar günleri patriğin de katıldığı ayinler düzenleniyor. Kilisenin içinde altın varaklarıyla görkemli bir ikona duvarı bulunmakta. İki usta tarafından tam kırk yılda tamamlandığı söyleniyor. Patrik Bartholomeos’un  ayinleri yönettiği 4 metre uzunluğundaki taht ise yaklaşık 1500 yıllık. Konumu>>

Fener bölgesi Osmanlı döneminde, sarayda önemli görevlere sahip Rumların oturduğu bir semt olarak biliniyor.

Meryem  Ana Rum Ortodoks Kilisesi

Halk arasında kanlı kilise olarak biliniyor. Bizans’tan günümüze kalan ve hala faaliyette olan tek kilise.

Bilindiği üzere fetihten sonraki yüzyıl içinde kubbeli tüm kiliseler camiye çevrildi. Ancak Fatih Sultan Mehmet, Fatih Camii’nin Rum mimarının ricası üzerine ferman yayınladı ve bu kilisenin cami yapılmamasını buyurdu. Fermanın bir kopyası halen kilisenin içinde bulunuyor. Orijinali ise patrikhane arşivinde. Konumu>>

İstanbul’un 7 tepe üzerine kurulduğu rivayet edilir hep.  Yavuz Sultan Selim Cami’nin taçlandırdığı tepe  ise 5. Tepe olarak bilinir.

Yavuz Sultan Selim Cami

Camii, Fener ve Haliç’e tepeden bakıyor. Camiyi babası adına Kanuni Sultan Süleyman yaptırdı. 1519 yılında inşasına başlanan cami  3 senede bitirildi. Yavuz Sultan Selim ve eşi Havza  Sultanın türbeleri de burada bulunuyor. Konumu>>

Caminin  az aşağısında, Haliç’in hemen her noktasından görülen, pek çok kişinin Fener Rum Patrikhanesi ile karıştırdığı bina, Fener Rum Lisesi. Halk arasındaki diğer ismi ise Kırmızı Mektep.

Fener Rum Lisesi

Kırmızı Mektep 1881 yılında yapıldı. Binanın kırmızı tuğlaları Fransa’nın Marsilya kentinden getirildi. Eskiden  Fener Rum Erkek Lisesi olan okulda şimdilerde karma eğim görülüyor. Konumu>>

Aya İstefanos

İstanbul’un mimari değerine değer katan önemli bir yapı, dünyanın demirden yapılmış ilk ve tek kilisesi, Bulgarların meşhur aya istefanos kilisesi. Halk arasında demir kilise olarak bilinen yapı şimdilerde restorasyonda. Konumu>>

Fener ve Balat’da Yeme İçme?

Fener ve Balat’ın gözde  mekanları arasında, bir antika ve vintage ortamında çok güzel bir ortam sunan Perispri, açık büfe kahvaltısı ile ünlü Forno, köftesi ve tatlılarıyla ünlü Köfteci Arnavut, ünlü Balat Turşucusu ilk sırada geliyor.

Fener ve Balat’a Nasıl Gidilir?

Fener ve Balat, Eminönü, Karaköy veya Eyüp’ten yaklaşık olarak 5 km. kadar kadar uzaklıkta.

Fener ve Balat’a ulaşım için en kolay yol, Eminönü’nden kalkan ve Haliç üzerinden sahil yolunu takip eden veya Taksim’den kalkan İETT Otobüsleri‘ni kullanmak.

Diğer pratik bir yol ise, Metrobüs ile Ayvansaray durağında veya Metro (M2 hattı) ile Haliç durağında indikten sonra sahil yolu üzerinden yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüş veya buradan yine Eminönü istikametine giden İETT Otobüsleri’ni kullanmak.